info@bvio.com.tr
+90 532 421 4972

Sıkça Sorulan Sorular

RECALL HEALING uygulaması nasıl yapılıyor? Seanslar ne kadar sürüyor ve kaç seans uygulanıyor?

1 veya 1,30 saatlik seanslar şeklinde yapılır. Kaç seans yapılacağı danışanın ilerlemesine göre belirlenir.

RECALL HEALING nasıl bir fayda sağlıyor?

Öncelikle rahatsızlığın ne olduğunu anlamamız yerinde olur. Rahatsızlıklar, psikolojik anlamda artık altından kalkılamayacak noktaya varan stres, çatışma ve travmalarımızın biyolojik olarak anlam bulmasıdır. Yaşadığımız olumsuz olayların üstümüzdeki etkisi biliç düzeyinde olduğu kadar bilinçaltımız da karşılık bulur, buna bağlı olarak da birikmiş olan benzer travmalarımızı tetikler. Bilinç düzeyinde yaşadığımız herhangi bir şey bizi hasta etmez. Mesela bir sabah kalkıp “ben bugün grip olmak istiyorum” diyerek grip olamayız.

Rahatsızlığa sebep olan, yaşanan olayın bilinçaltımızda bulduğu karşılıktır. Bilinçaltımız bize vermek istediği mesajı en net şekilde, bazen psikolojik bazen de fiziki rahatsızlıklar ile verir. Aslında bize çözümleyemediğimiz, sürekli içimize attığımız ve altından kalkamadığımız bu problemlerden artık kurtulma vaktimizin geldiğini söylemektedir. Her rahatsızlığın birçok olası sebebi vardır, yaşanan benzer şeyler kişiler üzerinde farklı etkiler ve anlamlar bulur. İşte bu sebeple danışanla yapılan seanslarda yaşanan belli bir olayın o kişi üzerinde ne anlam bulduğunu, bilinçaltından bilinç (farkındalık) düzeyine taşımayı hedefleriz, bu yolla beynimize “vermek istediğin mesajı aldım, neden rahatsız olduğumu anladım” deriz. Bu farkındalık beynimizde anlaşıldığı an, artık belli bir konu, olay hakkında dikkatimizi çekmek üzere beynimizin vücudumuzn herhangi bir yerinde yaratmış olduğu rahatsızlığa gerek kalmaz ve iyileşme başlar. Beynimiz ve onun kontrolünde olan vücudumuzun “rahatsızlık” olarak yoktan var ettiği bir şeyi, vardan da yok edebilecek kapasitesi vardır.

RECALL HEALING ve EDUCTOR uygulamaları “alternatif tıp” metotlarından mıdır?

Hayır, her ikisine de “destekleyici” uygulamalar olarak bakmakta fayda var. Önemli olan kişinin hayatıdır, mevcut süregelen bir tedavi uygulanıyorsa veya başlanacaksa kesinlikle danışana bu yönde de ilerlemesi önerilir ve bu yolda cesaretlendirilir. Her ne yapacaksa beraberinde RECALL HEALING ve/veya EDUCTOR uygulaması önerilir. İlk hedef, rahatsızlığın ilerleyişinin önüne geçmek, daha sonra geriletebilmektir. Bazı çalışmalarda direkt olarak gerileme de gözükebilir. Ama her şey kişinin kendisine bağlıdır. Uygulanan sistemlerin ana prensibi “Kişiyi kendinden başkası iyileştiremez” esasına dayanır. Seanslarda uygulananlar ve diğer tüm sistemler de kişinin iyileşme sürecini desteklemeyi hedefler…

EDUCTOR uygulaması nasıl uygulanıyor, Seanslar ne kadar sürüyor ve kaç seans uygulanıyor?

El ve ayak bilekleriyle birlikte, başınızın alın kısmına denk gelecek şekilde üstünde elektro sensörler olan bantlar takılır. Çok özel programı, bir bilgisayar kontrolünde, vücuda çok kısa bir zaman diliminde 12,000 frekans verir, geri bildirimlerini toplar, analiz eder. Bu analiz sonrası çıkarılan rapor ışığında spesifik bir rahatsızlığa veya genel anlamdaki davranış, tutum, duygu bozukluklarına sebep olan enerji dengesizliklerine ters frekanslar yollanır. Bu şekilide rahatsızlığa neden olan blokajlar ve enerji düzensizlikleri giderilerek, tüm vücudun veya özellikle belli bir rahatsızlık nedeni ile etkilenmiş organların olması gereken sağıklı işleyişe dönmesi hedeflenir.

Alınan rapor hastalık teşhis raporu değildir. Herhangi bir hastalık teşhis veya tanı koymak için kullanılmaz.

Birçok kişi uygulama esnasında fiziksel bir şey hissetmez, nadiren çok hassas olan kişilerde bantların olduğu bölgede hafif karıncalanma hissedilebilir. Herhangi bir olumsuz yan etki gözlemlenmemiştir. Seanslar, yaklaşık 2 saat sürer, bu süre içerisinde danışan uyuyabilir, herhangi bir şey okuyabilir, ellerini ve ayaklarını oynatabilir. Elektronik cihaz kullanımına, EDUCTOR un frekanslarını ve verdiği sinyalleri bozabileceği için izin verilmez.

Kişiye ve rahatsızlığına bağlı olarak iyi bir sonuç elde etmek için en az 3-4 seans olması önerilir. Daha sonrasındaki gelişmelere göre de kaç seans daha gerektiği kararlaştırılır. Uygulamalar arasında en az 5 gün olmalıdır, seans periyodunun da bir haftayı geçmemesine dikkat edilmesi önerilmektedir.

Bu uygulamalar hemen bir defada etkisini gösterir mi?

Nasıl bir günde rahatsızlanmıyorsak aynı şekilde olumlu yönde ilerleme de bir günde olmayabilir. Olumlu- olumsuz yönde ilerleme bir süreçtir. Kendimize güvenimiz, iyileşmek için tercih ettiğimiz yönteme ve bu yöntemin uygulayıcısına olan inancımız ne kadar kuvvetli olursa, bu süreç bizim için doğru olan en kısa süre olacaktır.

Bu uygulamalardan olumlu sonucu almak garanti midir?

Şu anda mevcut hiçbir yöntem ne yazık ki 100% garanti verebilecek durumda değildir. Her yöntem herkeste her zaman aynı etkiyi vermeyebilir, kişiden kişiye farklılık gösterebilir. Şayet kişi olumlu anlamda ilerleme kaydedemiyorsa bu da başka bir çatışmadır, bu durumda öncelik bu konuya verilir ve bilinçaltının neden rahatsız olmakta/kalmakta ısrar ettiği konusunda çalışılır. Olumlu anlamda ilerleyememenin en önemli sebeplerinden birisi, kişinin rahatsızlığına bağlı olarak elde ettiğini düşündüğü bir takım kazanımları, iyileştiğinde kaybedeceği korkusu ile bilinçsizce rahatsızlığına tutunması olabiliyor. Mesela rahatsızlığı öğrenildikten sonra çevresi ve yakınları tarafından her zaman özlediği, ilgi ve alakayı görmeye başlaması, şayet iyileşirse bu alakanın tekrar kaybedileceği endişesi bilinçsizce hastalığa tutunmasına sebep olabilir.

İlaçların bile iyileştiremediğine RECALL HEALING veya EDUCTOR uygulamaları ne yapabilir ki?

Tam da bu yüzden bu sistemler gelişmektedir. Asıl sormamız gereken soru, “ilaç aldığım halde neden fayda göremiyoum, bir başkasına iyi gelirken bana niye yardımcı olamıyor?” olmalıdır

Gerektiğinden fazla basınç uygulandığı için çatlayan bir su borusunu tamir etmek veya boruyu yenisi ile değiştirmek soruna ne kadar kalıcı çözüm getirirse, rahatsızlıkların asıl sebebini ortadan kaldırmadıkça uygulanan ilaç, operasyon vs. gibi tedaviler de o kadar kalıcı çözüm getirir. Unutmayın ki borunun dayanabileceği basınçtan daha yüksek bir basınç verildiği sürece boru değişse bile bir süre sonra yeniden çatlamaya ve kaçak yapmaya devam edecektir. Aynen tekrarlayan rahatsızlıklar ve ardı arkası kesilmeyen sürekli kullanılan ilaçlar gibi…

Bu uygulamalar hangi rahatsızlıklara iyi gelebiliyor?

Akla gelebilecek her türlü, psikolojik, ruhsal ve fiziksel rahatsızlıklara bu sistemler ile çalışılabilinir ve olumlu sonuçlar alınabilir.

Her bir rahatsızlık, kendine özgü bir veya birden fazla çeşitte olası çatışma, travma veya stres sonucu gelişebilir… Ve en ağır, en acı verici rahatsızlıklar bile bir nezle kadar basit olabilir iyileşmesi… Yeter ki dönüşü olmayan nokta aşılmamış olsun… Biz nasıl soy ağacımızdan gelen bir takım bizim kontrolümüz dışında etkiler/yükler nedeniyle rahatsızlanabiliyorsak, aynı şekilde bizden sonraki kuşaklar da bizim çözülmemiş problemlerimizin yükü altında kalıp rahatsızlanabilecekleri gerçeğini göz önünde bulundurmalıyız, Bizi hasta eden sebepleri bulup bunlardan arındıracak Recall Healing ile çalışarak hem kendimiz içinve özellikle de gelecek kuşakların sağlıklı bir hayat devam ettirebilmesi fırsat vermek bırakabileceğimiz en iyi miras olacaktır.
Üst kuşakların belli bir travmasını çözmesiyle sorun zinciri kırılacak, bu travmaya bağlı problemler yaşayan alt kuşaklar da otomatikman problemlerinden kurtulacaklardır.

Benim rahatsız olan küçük çocuğum için ne yapılabilir, onlar da bu uygulamalar ile fayda sağlayabilir mi?

Evet, özellikle küçük çocuklarda çok çok etkili bir yöntemdir RECALL HEALING. Çok küçük yavrularımızın kendileri ile değil, onların anne/babası ile çalışma yapılmaktadır. Çünkü küçük çocuklar, anne/babalarının çatışma ve stresleri nedeniyle rahatsızlanırlar veya doğuştan problemli olabilirler. Yoksa bu kadar küçük yaşta, hayatla ne gibi bir çatışmaları olabilir ki? Olumlu sonuçlar çok çabuk alınabilmektekdir. Yetişkinler gibi bir sürü “ama” ları yoktur, anlatılanı ve söyleneni yetişkinler gibi kafalarında yargılayıp, değişik sonuçlar çıkarmaz, olduğu gibi alırlar… Bu sebeple de faydasını çok kısa sürede görürler.

Bu uygulamalardan sadece birini mi tercih etmeliyim, yoksa her ikisi de aynı anda uygulanabilir mi?

Amacı aynı olsa da uygulanış yöntemleri farklıdır. EDUCTOR, kişinin aktif sözel katılımı gerekmeyen, cihazın noktasal atış yapabilme becerisi ile verilen radyo frekanslarının, herhangi bir yan etki yapmadan vücudun kendi bağışıklık ve onarım sistemi aktive etmesi prensibiyle çalışan bir sistemdir.

RECALL HEALING de ise danışanın aktif katılımı vardır, herhangi bir ilaç, alet vs. kullanımı olmayıp, yüz yüze görüşme yapılır. Danışanın, travma ve çatışmaları, sırları ile yüzleşmesi ve bunları dile getirmesi gerekecektir. Bu oldukça zor olsa da sonunda elde edilen ödül de o kadar büyük olacaktır. Hem kendisi rahatsızlığından kurtulabileceği gibi, hem de yaşadığı sorunlardan etkilenebilecek alt kuşakları (çocukları, torunları veya aile ağacında kendisine bağlı olan jenerasyonlar vs.), muhtemel sonuçlardan kurtulmalarına katkı sağlamış olacaktır. Sonunda kalıcı ve büyük ödüller beklediğimiz şeylerin de bir bedeli vardır. Bu sistem ile çalışırken belki bize acı veren travmalarımızı tekrar hatırlayıp, hakkında konuşmamız gerekse de, sonunda oldukça tatmin edici, kalıcı, sağlıklı bir hayata kavuşmak gibi büyük bir ödüllerin sahibi olmamız oldukça mümkündür.

Süreç içerisinde her iki sistem aynı anda uygulanabilir, birbirini destekleyen sistemler olmakla birlikte, özellikle travmalarını dile getirmekte zorlanan kişilerde, iki sistemi aynı anda kullanmak daha faydalı olabilmektedir.

RECALL HEALING’ de sorduğunuz soruların cevabını bilmiyorsam, cevaplar için yardım alabileceğim kimsem yoksa, o zaman nasıl uygulanacak sistem?

Amaç ulaşılamayan bir bilgiye takılıp kalmak, onu bulana kadar olduğumuz yerde saymak değildir elbette. Bildiklerimiz ışığında ilerler, ilerleme devam ettikçe de ihtiyacımız olan bilginin bir şekilde bize geleceğinin bilincinde kalarak yola devam ederiz. Bu aşamada diğer yöntemler Eductor gibi veya uygulanabilecek diğer destekleyici yöntemlerden destek almak çok faydalı olacaktır.

İnsanları iyileştirdiğini, şifa verdiğini söyleyen birçok sistem var, neden onları değil de RECALL HEALING ve/veya EDUCTOR ü deneyeyim ki?

Kişi kendisi için en doğru yolu yine kendi iç sesinde bulur. Bu anlamda illa Recall Healing veya EDUCTOR yöntemlerini denemek zorunda değilsiniz.
Ancak unutmayın ki A noktasından B noktasına gitmek için nasıl tek bir doğru yol yoksa, iyileşmek, şifa bulmak için de tek bir yol yoktur. İç sesiniz size en doğru yolu söyleyecektir. Kendinize herhangi bir yolu düşünmek ve anlamak için fırsat verin sadece, sonra içinize en “sıcak” hissettiren yolda çekinmeden ilerleyin.

Neden iyi olduğunuzu değil, neden hasta olduğunuzu bilmek zorundasınız. Gelen güzel şeyleri sevgiyle kabul edin.

Bu sistemleri uygulayan başkaları da var, onları değil de neden sizi tercih edeyim?

Evet, bu ve benzer sistemleri uygulayan birçok değerli terapist ve uygulayıcı var. Başarının arkasında yatan en önemli faktör bu yolda yürüyeceğiniz kişi ile elektriğinizin ve ışığınızın uyuşmasıdır. Sisteme ve “yol arkadaşınıza” inancınız, ilerlemeyi o kadar hızlandırır ve etkin kılar. Kendinizi kiminle daha güvende, huzurlu hissediyorsanız, kimin sizin sorunlarınıza en hızlı ve duyarlı yaklaştığını düşünüyorsanız onunla yürümekten çekinmeyin. Asıl olan
“SİZ “siniz.
Dünyada milyonlarca otomobil kullanıcısı var, ama herkesin şoförlüğü aynı değil. Kimin, sizin için daha konforlu bir sürüş gerçekleştirdiğine sizden başkası karar veremez.

RECALL HEALING her rahatsızlığa çare olabiliyor mu?

Bu nerden baktığınıza bağlı aslında… Doğuştan veya sonradan oluşan bir sebeple organ kaybı ve buna bağlı birtakım komplikasyonları ortadan kaldırmak mümkün değil elbette ama neden bu şekilde doğduna veya sonradan organ kaybı söz konusu oldu, incelenmesi gereken ve tekrarı olmaması için üstüde çalışmayı gerektiren konulardır. Hayatta hiçbir şey tesadüfen olmaz/gerçekleşmez, belki kayba bir kaza sebep olmuştur ama hiçbir kaza, öylesine yaşanmış bir kaza değildir aslında, beynimizin bulduğu en iyi çözümdür. Dolayısı ile neden böyle bir çözüme gerek duyurak hareket etti bilinçaltımız üzerine çalışılır ise, problem yaşayan danışanın sonraki kuşaklarında, aile ağacında bağlı olduğu
jenerasyonda benzer kayıpların yaşanmasının önüne geçilmesi sağlanabilir. Böylece dolaylı bir çözüme kavuşmuş olabilir. Yani, kişi, çocuklarında veya torunların benzer olası bir kaybı önlemiş olur.

Her gün arayıp randevu almaya ve gelmeye niyet ediyorum ama sonra bir şey çıkıyor ya çok yoğun oluyorum ya beklenmedik bir şey çıkıyor gelemiyorum!

Bu da danışanın yaşadığı bir çatışmadır aslında, iyileşmeyi istemek başka bir şeydir, iyi olmayı tercih etmek başka… Tercih, beraberinde birtakım sorumluluklar/ zorunluluklar getirir, üstünde çalışmak, yüzleşmek, dillendirmek gibi… Hayatta sadece istemekle kalıp, uğrunda ödemeyi göze almadığımız bedeller yüzünden asla sahip olunamayan birçok şey vardır, sağlıklı olmak da öyle… Zaten iyileşme yolunda yaşanacak ilk çatışma böyle bir çalışma için seansa gelebilmektir. Gelebilme cesaretini gösteren kişi, iyileşmek için yeterince kuvvet bulmuş, kendi ve çocukları için o gücü gösterebilmiş kişidir.
Kendini zorlayıp, bu kısır döngüyü bir defa kırıp seansa gelebilen kişi sonrasında fayda gördükçe daha fazla mazeret üretmemeye başlayacaktır. Bu çok sık görülen bir durumdur. İçinde bulunduğunuz durumdan erteleyerek kurtulmanız mümkün olmadığına göre ne kadar çabuk başlarsanız çalışmaya, hayatınızın geri kalanından o kadar az gün çalmış olursunuz.

Bir defa gelmiştim ama öyle aman aman bir değişiklik olmadı, ben de sonuç vermiyor sanırım!

Kişiyi kendinden başkası iyileştiremez! Öncelikle gerçekten iyileşmek için seanslar sonrası verilmiş gerekli olan ev ödevlerimizi yapıyor muyuz, aslında gerçekten iyileşmeyi tercih ettik mi, sonra konuşulmayan, sorulmamış, dile getirmediğimiz BAŞKA NE VAR? diye bakarız. Ayrıca unutmamalıyız ki gözle görünmesi mümkün olmayan yaralarımızın da iyileşmek için vakite ihtiyacı var. Biz mucize değil, daha iyi olma yolunda rahatsızlığın olası çatışmasını bilip doğru şekilde yönlendiren yol arkadaşlığı vaat ediyoruz. İstedikten sonra başaramayacağınız hiçbir şey olamaz, yeter ki kendinize fırsat verin.

Rahatsızlığa sebep olacak birtakım şeyler söylüyorsunuz, dünyadaki herkesi hep aynı kalıplara sokmak ne derece doğru bilemedim, ben pek inanmam zaten böyle şeylere...

Diyelim ki, bir rahatsızlığınız var ve belli ki sebebi kontrol edemediğiniz, sebepsiz yere duyulan korku! İlk tercih olarak, her korkan aynı şekilde rahatsız mı olacak, olur mu böyle şey deyip tüm sistemi ve dolayısı ile iyileşme olasılığını da bir kenara atmayı seçebilirsiniz. İyi de bunun size ne faydası oldu? Neyi ispatlamış oldunuz? Sistemin çalışmadığını kabul etmek, bunu ispatlamaya gayret göstermek sizi daha mı sağlıklı yaptı?

İkinci tercihiniz ise şöyle olabilir, korku ama neyin korkusu? Karanlıktan mı , bir hayvandan mı, bir ortamdan veya herhangi bir şeyin kaybından mı duyulan korku? diye araştırmaya başlarız, hatta, kayıp korkusunun bile birçok çeşidi var kişiden kişiye değişen, mesela para kaybı, sevdiğin birini, arkadaşını, eşini, çocuğunu, malını, işini, namını, ününü, temasını, özgürlüğünü vs. kaybetme korkusu. Ve herkesin aynı olay karşısında bile çıkardığı anlam farklı farklıdır, kimisi için, bir iş kaybı sadece işin parasal kaybı olmayabilir, bazısı bunu başkalarının gözündeki önemini kaybetmek olarak algılayabilir veya artık söz sahibi olamamak, otoritesini kaybetmek şeklinde algılayıp strese girebilir. Bu durumda ana problem korku değil otorite olamamak, öenmsenmemek, değersiz hissetmektir. Bu durumdada esas çalışılacak şey, kişi neden ancak bir işi olduğunda önemsendiğini, değerli olduğunu düşünüyor diye çalışmaktır. Altında mutlaka çekirdek ailede bir hor görülme, dışlanma anısı yatması muhtemeldir.

Esas sorunu irdelemeden, her korkan aynı rahatsızlığa mı yakalanır deyip kesip atarak sadece kendinize zarar veririz. Sonuçta akciğer kanseri olmak için illa sigara içmek gerekmediği, düzenli spor yapıp sağlıklı beslendiği halde çok genç yaşta kalp krizinden ölünebildiği gibi her
korkan kişi de aynı hastalık olacak diye de bir kural yoktur. Bizim işimiz olmayan bir problemi yaratmak değildir, mevcut bir problemin arkasında neler olabilir diye bakarız.
Hayatınız, her zaman anlık kararlar ile yönlendirilemeyecek kadar kıymetlidir özellikle konu sağlığınız ise…

EDUCTOR ile çalışırken elektrik mi vereceksiniz, canım yanar mı?

Cihaz ihtiyacı olan enerjiyi bağlı olduğu bilgisayarın USB sinden alıyor. Yani elektrik vermek gibi bir şey söz konusu değil. Canınızı yakacak bir şey yok, nadiren çok hassas kişiler bantların takılı olduğu yerlerde çok hafif karıncalanma hissedebilir.

Çocuğumun okulda sorunları var, bunlar için de RECALL HEALING çalışılabilir mi, faydası olur mu?

Kesinlikle evet! Ve çok çabuk olumlu sonuçlar alınabiliyor.

Tıp, teknoloji bu kadar ilerlemişken hala bu yöntemlerden medet ummak çok doğru gelmiyor, onlar varken niye böyle şeyler deneyeyim ki?

Teknolojinin ve tıbbın ilerlemesi size, bir rahatsızlığın patolojik sonuçlarını ortadan kaldırma konusunda güven verebilir ve hatta sonuçları daha hızlı da ortadan kaldırabilir ama bizim hedeflediğimiz sonuçları değil sebepleri ortadan kaldırmaktır.

Örneğin, teknoloji çok ilerlemiş ve malzemeler daha dayanıklı üretilmiş dolayısı ile binalar, yapılar çok daha sağlam yapılıyor olmasının sizin yükseklik korkunuza veya bina çökerse diye duyduğunuz korku ve endişeye olumlu bir katkısı yoktur.Çünkü problem binanın çürük olması değil, kafanızda onu sürekli çürük olduğuna inandırdığınız bir programın çalışması, bu program da gelişen inşaat teknolojisi ile çözümlenmez

Yıllardır düzenli ilaç kullanıyorum, bu uygulamalar için ilaçları bırakmalı mıyım?

Kesinlikle hayır ve bu önerilmez. Hayatınız hiçbir şekilde tehlikeye atılamaz. Hedef ilk olarak ilaçları kullanmaya devam ederken uygulanacak bu “destekleyici” sistemler ile ihtiyaç duyulan dozajı düşürmek, daha sonrasında da hiç kullanmaya gerek kalmayacak hale gelebilmektir. İlaçları uzun süre kullanmanın getirdiği ilaç kullanma alışkanlığını da göz önünden bulundurmanız ve kendinize karşı dürüst olmanız çok önemli bu noktada…

Hayatımda bahsi geçen çatışmalar var, şu anda rahatsız değilim ama bu her an rahatsızlanabilirim veya rahatsızlanacam demek mi?

Bu sistemler olma olasılığı üzerinden çalışmaz. Ciddi rahatsızlıklar, ortada somut bir şey olmadan ve en önemlisi bir tıp doktoru tarafından konulmuş resmi bir tanı olmadan çalışılmaz. Yani her öksürük, her mide ağrısı bir kanser belirtisi değildir. Bu şekilde varsayımlara dayanarak yapılan, üstün körü tahmin ve tahliller zaman kaybından başka bir şey değildir. Yarardan çok zarar getirir… İşimiz problem yaratmak değil, var olan problemin arkasına ne olduğunu bulmak ve ondan kurtulmaktır.

EDUCTOR herkese uygulanabilen bir cihaz mıdır?

Kalp pili kullanan kişilerde, bebeklerde ve çok küçük çocuklarda uygulamamayı tercih ediyorum.

RECALL HEALING sisteminin çalıştığına inanmamı sağlayacak bir ipucu verebilir misiniz?

Daha önce hiç karşılaşmadığınız/hayatınızın detaylarını bilmeyen birisi, siz rahatsızlığınızı söyledikten sonra, seans esnasında hayatınızda karşılık bulan sorular sormaya başlaması, belki de hiç kimse ile paylaşmadığınız, bir sır gibi sakladığınız olayı, duyguyu vs. soruyorsa size, bu bile sistemin çalıştığına dair en güzel ipucu değil midir? Elbette, seansı yapan kişi ile sizin uyumunuz ve oluşturduğunuz bağ bu noktada çok önemlidir. Sizi tatmin edecek en güzel şey işte bu bağlantıdır. Unutmayın ki, karşınızdaki kişi ne olabileceğini tahmin etse bile asıl olan sizin sorununuzu fark edip, dillendirmeniz ve bunun için de sorulara samimiyetle gerçekçi cevaplar vermenizden geçer. Siz ne kadar paylaşırsanız sistemin uygulayıcısı anlattığınız kadarını bilebilir, izin verdiğiniz kadar size yardımcı olabilir. Sizin yerinize sizin için bir şey yapamaz.

Bütün paylaşılanlar dolayısı ile, farkındalıklardan sonra birçok danışanın yaptığı ilk yorum “Sanki üstümden tonlarca yük kalktı” şeklinde olmaktadır..

EDUCTOR sisteminin çalıştığına inanmamı sağlayacak bir ipucu verebilir misiniz?

Kendi üzerinde denemediği, kendisine fayda getirmeyen hiçbir şeyi bir başkasında yapmayan birisi olarak paylaşabileceğim kendi ilk tecrübemi şu şekilde ifade edebilirim: Mevcut şartların hiçbirisi değişmemesine rağmen kendimi daha iyi, daha enerji dolu ve mutlu hissetmiştim.

Bir danışanımın seans sonrası kendisini şöyle ifade etmişti, “Bardağa konulmuş bir su gibiyim, durgun gibi ama içim de kıpır kıpır, daha enerji dolu, huzurlu hissediyorum”.
Eductor ü deneyimleyen diğer tüm danışanlar da farklı kelimeler ve şekilde bu ifadeye benzer şekilde hissettiklerini belirtmişlerdir.